SAKIN HA, TFF! ÇİFTE STANDART ARTIK ÇIPLAK GÖZLE GÖRÜLÜYOR
TFF, çifte standardı öyle bir noktaya taşıdı ki, artık utanmaları gereken şeyleri bir zafer gibi sunuyorlar. Riva’daki o koltuklarda oturanlar, bu ligin ne kadar kirli olduğunu çok iyi biliyor. Çünkü kirin bir kısmı onların üzerine sıçramış durumda.
Türk futbolunda son günlerde Kayseri’den yükselen iddialar, yıllardır bilinen ama kimsenin dile getirmediği gerçeği bir kez daha yüzümüze vurdu. Bu sistem, maçın içindeki küçük meselelere ceza kesmekte çok hızlıdır. Fakat asıl bahis, şike, kara para aklama, vergi kaçırma ve manipülasyon çarkını döndüren büyük balıklara dokunmamakta mahirdir.
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy’un ifşa ettiği iddiaları ben de bu sayfada defalarca dile getirmeye çalıştım. Sayın vekilin dile getirdiklerinin ifşa edilme zamanı geldi. Yakın zamanda bombanın pimi tam olarak çekilecektir. Türkiye Futbol Federasyonu’nun izlediği çifte standart gün yüzüne çıkacaktır. Bir isyan artık Riva’nın kapısına dayanmış durumdadır. TFF’nin dikkatleri başka basit konulara çekmeye çalıştığını ve çifte standart uyguladığını yazmaya çalıştık.
Bir hakem yanlış bir karar verdi mi, TFF hemen devreye girer. Bir temsilci maç raporunda eksik bir not mu yazdı, soruşturma başlatılır. Bir gözlemci eksik bir detay mı atladı, derhal cezalandırılır. Masör, antrenör, hatta soyunma odası görevlisi bile en küçük ihmali yaptığında dosyası önlerine konur. Seyircilere gereksiz cezalar kesilir.
Peki asıl büyük balıklar nerededir? Vekil Ersoy’un dile getirdiği o 33 yönetici nerededir? Kendi takımının aleyhine 70 milyon TL bahis oynayan kulüp başkanı nerededir? Hakemlerle bahis şebekeleri arasında bağ olduğuna dair ortaya atılan iddialarla ilgili TFF bugüne kadar tek bir somut adım atmış mıdır? Atmamıştır.
Çünkü bu işin bir “hiyerarşisi” vardır. Maçın içindeki hakem, temsilci ve gözlemciye ceza yazarsın. Kamuoyuna “işte biz denetliyoruz” dersin. Ama bu ceza verdiklerin hangi maçta şike yapmıştır, hangi maçı manipüle etmiştir? Böyle bir şey var mıdır? Yoktur. O halde kamuoyunu niçin oyaladın? Burada bile taktik peşinde koşarsın. Dik duranlara işlem yaparsın. Onların yerine kendi çarkına su taşıyacakları seçersin.
Ama bir kulüp başkanına, bir yöneticiye veya bir bahis şebekesine dokunmaya kalktığında iş değişir. O zaman “sakın ha” tehdidi başlar. Asıl işini neden yapmadın? Bu işin sen neresindesin?
Soruyorum size Riva’dakilere: Kendi takımının aleyhine 70 milyon TL bahis oynayan başkanın dosyası nerededir? Maçları satan 33 yöneticinin isimlerini biliyor musunuz? Biliyorsanız neden açıklamıyorsunuz? Hakemleri arayan, maçları yönlendiren bahis şebekelerine neden dokunmuyorsunuz? Yoksa siz de aynı çarkın birer dişlisi misiniz?
Evet, yanlış duymadınız: SAKIN HA! Bu çarkın içindeki bazı isimler, federasyonun belirli koltuklarındaki kişilere şu mesajı çoktan vermiştir: “Bizi kurcalama. Hakeme de dokunma. Yöneticiye de el kaldırma. Yoksa senin de dosyan hazırdır.” Senin yönetiminde de bahis yapanlar, şike yapanlar ve hakemleri arayanlar var mıdır dendi?
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, eline aldığı o belgelerle Riva’nın kapısını sonuna kadar zorluyor. Ama TFF kapıyı açmıyor. Neden? Çünkü kapının ardında saklananlardan biri belki de kendi içlerindedir. İşte bu yüzden TFF, bugüne kadar asıl bahisçiler hakkında hiçbir işlem yapmamıştır. Yapamamıştır. Çünkü yaparsa, bu sistemin üzerine inşa edildiği kirli zemini harekete geçirmek zorunda kalacaktır. Ve o zeminin altında federasyon yönetiminin bazı isimlerinin de ayak izleri vardır.
Basına yansıyan iddialara göre Burak Yılmaz, istifa toplantısında TFF 2. Başkan Vekili Fuat Göktaş’ı işaret etti. Yılmaz’ın aktardığına göre Göktaş, kendisini arayıp “Bir Burak Yılmaz bahis oynamış” dedi, ardından özür dileyerek “Yanlış kişi” diye düzeltti. Yılmaz, bu görüşmenin ardından hakem hatalarının arttığını iddia etti. TFF Temsilciler Kurulu Başkan Vekili Ömer Demir ise temsilcileri tek tek arayarak istifaya zorladı. 45 temsilcinin “istifa edeceğim” dediği basına yansıdı. Üstelik Demir’in sicili ortadadır: 2015’te Trabzonspor yöneticisiyken hakemleri soyunma odasında alıkoymaktan 12 ay ceza aldı. Şimdi aynı kişi temsilcileri istifaya zorluyor ve TFF sessiz kalıyor. Tüm bu iddialar ortadayken TFF’nin bu iki isim hakkında neden soruşturma açmadığını açıklamak zorundadır.
Bir de şu rezalete bakar mısınız? Geçtiğimiz günlerde lig şampiyonu olan takımın kupa törenine TFF yönetiminden hiçbir yönetici katılmamıştır. Efendim, neredesiniz siz? Şampiyon olan takımın kupasını takdim etmek sizin en temel göreviniz değil midir? Ya da şöyle sorayım: Acaba kupa törenine katılmamanızın altında, törene çıkınca taraftarların “size yapacağı güzellemelerden mi ” korktunuz? Yoksa bir an önce oradan uzaklaşıp, bahis borsası gibi işleyen sisteminizin başına dönme telaşı mıdır? Bu kadar mı koparsınız teşkilattan? TFF yönetimi olarak siz, bu ligin sadece ceza kesen, küçük işlerle uğraşan ve tehditler altında susan bir kurumu değilsiniz. Aynı zamanda şampiyonları taçlandırması gereken en üst makamsınız. O makama oturuyorsanız, kupa töreninde olacaksınız. Taraftar size ne derse desin, yüzleşeceksiniz. Korkup kaçmayacaksınız. Ama siz kaçtınız. Tıpkı büyük balıklara dokunmaktan kaçtığınız gibi.
Henüz sezon bitmedi. Süper Lig’e çıkacak üçüncü takım belli değil, kupa finali oynanmadı. Yani lig resmen bitmedi. TFF, bugüne kadar hiç yapmadığını yaptı: Liglerin bitmesini ve kupa finalini beklemeden tescile gitti. Bu, tarihte ilk kez oluyor. Şimdi soruyorum Riva’dakilere: Şike ve bahis iddiaları ortada dolaşırken, bu işi aceleye getirip geçiştirmenizin sebebi nedir? Acaba Kayserispor küme düştü diye sesini yükselten Kayserili vekil Baki Ersoy ve Kayserili gazeteciler “bu lig tescil edilmemeli, takımlar düşürülmemeli” dediği için mi? Onlar konuşmaya başlar başlamaz, siz de “tamam hemen tescil edelim, konu kapansın” telaşına mı düştünüz? Peki bu acele, bu telaş, bu kupasız ve lig bitmeden yapılan tescil… Tam da Kayseri’den sesler yükselirken olması tesadüf mü? Açıklayın Riva.
TFF yönetimi, bu köşe yazısı size bir üstü kapalı tehdit değil, açık bir çağrıdır. Artık bu çifte standarttan vazgeçin. Ya bugüne kadar neden hakemler, temsilciler, gözlemciler, masörler ve bazı futbolcular üzerinde bu kadar sert bir yaptırım uyguladığınızı ama asıl bahis çarkını döndürdüğü iddia edilen yönetici ve kulüp başkanları hakkında tek bir dosya açmadığınızı kamuoyuna açıklayın. Ya da bu sessizliğinizle suçun ortağı olduğunuzu kabul edin. “Açıklama yapmak zorunda olduğunuzu” biliyorsunuz ama diyeceğiniz sözünüz mü yok? Vekil Ersoy isimleri vereceğini söyledi. Bekliyoruz. Ama TFF’nin bu isimler gelsin ya da gelmesin, kendi bünyesinde kapsamlı bir soruşturma başlatmasını bekliyoruz. Yetmiyor. Futbolun vicdanı olan biz yazarlar ve milyonlarca taraftar, TFF’nin bu saatten sonra sadece küçük balıkları cezalandırmasını değil, bütün bu bahis imparatorluğunun tepesindeki isimleri de adalete teslim etmesini izlemek istiyor. Ve bir daha şampiyon takımın kupa törenine katılmama rezaletini yaşamayın. Ya görevinizi yapın, ya koltuğu terk edin. Yoksa bir masöre veya bir gözlemciye verilen cezaların ne anlamı kalır?
Bu satırları okuyan her taraftarı tek tek göreve çağırıyorum. Sosyal medyada sesinizi yükseltin. TFF’ye her maç öncesi “Sakın ha!” diye haykırın. Suskunluk, onların en büyük silahıdır. O silahı ellerinden alın. Riva’ya sesleniyorum: Ya bu çamuru temizleyin, ya da o çamurun içinde boğulup gidin. Taraftar artık sizi uyutmaz.
Sakın ha, TFF! Çifte standart yapmayı bırakın. Ya hesap verin, ya da çekip gidin. Futbol temizlenecekse, herkese eşit şekilde temizlenecektir.
Not: Bu yazı, kamuoyunda tartışılan iddialar ve basına yansıyan haberler temel alınarak, ifade özgürlüğü ve kamu yararı gözetilerek hazırlanmıştır. Yazı, hakaret, iftira veya kişilik haklarını ihlal amacı taşımamaktadır.
Prof. Dr. Ömer DALMAN
Hocam, önemli bir konu…
Sevgili hocam yazınıza dikkatlice okudum bir de sesli dinleme yaptım noktası virgül ne kadar katılıyorum bu sezonun ismi sakın ha sezonu olması lazım ben de onu dinledikten sonra zaten şaşkına dönmüştüm sakın ha konuşursan ne demek ya yazınızdan dolayı sizi kutluyor yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz tebrikler vesselam
Sezonun ismi neydi neydiiiiii. Sakın haaaaa,,, tüm cevaplar burada aslında… Türkiye de kimsenin içine sinmemiş bir sezon…var ol hocam…
“Beden ölür, çürür, cana bakın siz.
Kim kiminle yürür, ona bakın siz.
Bırakın dönsün dönme dolaplar.
Haktan, Hakikatten yana bakın siz.”
İnşallah hakem hataları, haksızlıklar, “sakın ha” değil sadece futbol’ ün güzellikleri konuşulduğu günler gelir.
Çok duayen bir yazı olmuş hocam
Teşekkürler. Elimizden geldiğince…