Yıllardır aynı masal anlatılıyor:
Kürtler baskı altında,
Kürtlerin hakları yok,
Devlet Kürtleri dışlıyor.
Şimdi açıkça soruyorum:
Hangi hak, ne zaman ve kim yasakladı?
Devlet sen Kürt’sün okuyamazsın mı dedi?
Türkiye Cumhuriyeti’nde tek bir kanun, tek bir yönetmenlik, tek bir resmi belge gösteri; Kürtler devlette çalışamaz, subay hakim, savcı olamaz, Kürtler üniversiteye giremez, milletvekili olamaz diye varsa çıkarın gösterin.
Bugün; mecliste, bakanlıklarda, üniversitelerde, yargıda binlerce Kürt kökenli vatandaşlar var. Kimlik sorulmadan çalışıyorlar. Meclise girerken sizlere Kürt olduğunuz için almıyoruz dediler mi? Koça bir hayır. Ancak teröre mesafe koyacaksın. Burada sorun Kürt olmak değil, PKK’ya tek kelime edememek.
En önemli konu, gerçek baskıcı devlet değil ağalık sistemidir.
Hadi biraz aynaya bakalım;
Yıllarca Doğu ve Güneydoğu bölgemizde, Aşiret düzeni, Toprak ağaları, Oy deposu köyle ve Kadını eve kapatan zihniyet var. Bu düzeni devlet mi kurdu ? elbette hayır.
Bu düzeni kim savundu, kim dokunmadı ve kim kullandı?
Bugün hak diyenlerin kaçı aşiret düzenine karşı çıktı?
Ağalığı sorguladı, Kadının birey olmasını savundu? Hiçbiri. Zira feodal yapı onların siyasetinin yakıtıdır.
Şimdi kalmışsınız açıkça üniter devlet düşmanlığı yapıyorsunuz. Üniter devlet düşmanlığı kime yarar? Irak, Suriye, Libya ne oldu? Kan gölüne döndü.
Bölgesel özerklik, yerinden yönetim federasyon gibi kavramlar ülkemiz sınırlarında tartışılmadı. Bunlar; Washington’ta, Brüksel ve Londra’da tartışıldı yazıldı ve uygulanmaya çalışılıyor. Unutmayın ki Emperyalizm, kimlik siyasetini sever. Zira kimlik siyaseti birleştirmez, ayrıştırır. Emperyalizm, ortak vatandaşlığı hedef alır. Ulus devleti zayıflatır ve üniter yapıyı bozar.
Gerçek mesele Kürt meselesi, hak meselesi değil, siyasi güç devşirme meselesidir. Sorun etnik değil sistemiktir.
Kimse bu millete masal anlatmasın. Bu ülkede; haklar etnik kimliğe göre verilmez. Yasaklar etnik kimliğe göre konmaz. Unutmayın bu ülke pazarlıkla bölünmez, tehditle diz çöktürülmez ve Emperyal projelere teslim edilmez. Kimlik üzerinden siyaset yapanlar şunu iyi bilmeli; Türkiye’de haklar etnik pazarlıkla değil vatandaşlıkla kazanılır.
ANLAYANA