61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

ASELSAN TELEFONU: STRATEJİDEKİ KOPUKLUK « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

ASELSAN TELEFONU: STRATEJİDEKİ KOPUKLUK

ASELSAN TELEFONU: STRATEJİDEKİ KOPUKLUK
Son Güncelleme :

11 Mayıs 2026 - 21:35

109 Görüntüleme

Bu yazı, biraz da içimde ukde kalan bir konudan çıkıyor: Bir dönem bizzat kullandığım, ASELSAN üretimi o cep telefonu… Savunma sanayimiz inanılmaz bir ivme yakalamışken, o telefon neden dünya çapında hak ettiği yere gelemedi? İşte bu başarısızlık, bence bize çok önemli bir ders veriyor: Savunmadaki zafer, sivil alana otomatik olarak yansımıyor.

ASELSAN’ın 2010’ların başında başlattığı yerli cep telefonu projesi, maalesef beklenen patlamayı yapamadı ve kısa sürede sona erdi. Bunun birkaç temel nedeni var. Birincisi, üretim modeli uyuşmazlığı. Savunma sanayii düşük hacimli, yüksek maliyetli üretime alışkın. Ama akıllı telefon pazarı milyonlarca adetle rekabet ediyor. O pazara girmek için gereken tedarik zinciri ve lojistik altyapısı bir türlü kurulamadı. İkincisi, ticarileşme deneyimsizliği. Şirket, tüketici elektroniğinde olmazsa olmaz olan pazarlama, marka sadakati yaratma ve satış sonrası hizmet ağı gibi konularda acemiydi. “Güvenlik” odaklı bir ürün, sıradan kullanıcıya “Bunu neden alayım?” dedirtecek somut bir avantaj sunamadı.

Belki de en can alıcı nokta, teknolojik bağımlılık. Telefonun işletim sistemi ve işlemcisi gibi temel bileşenleri yabancı firmalara bağımlıydı. Bu da projeyi bir “montaj” ürünü olmaktan öteye taşıyamadı. İşin tuhaf tarafı, savunma sanayiine o kadar Ar-Ge yatırımı yapılırken, bu kaynaklar sivil alandaki temel bileşen teknolojilerine yeterince yönlendirilmemişti. Ortada bir “teknolojik tezat” vardı. Son olarak, stratejik kararlılık eksikliği. Proje kısa vadede kârlılık getirmeyince ve ana iş kolundan uzaklaştırınca yönetim tarafından hızla rafa kaldırıldı. Bu da uzun vadeli bir vizyon ve kurumsal irade eksikliğini gözler önüne serdi. Kısacası, bu başarısızlık bize şunu gösteriyor: Savunmadaki başarıyı tüketici elektroniğine taşımak için bambaşka bir iş modeli, farklı bir Ar-Ge stratejisi ve uzun soluklu bir dönüşüm gerekiyor.

Türkiye, son yirmi yılda İHA’lar, milli muharip uçak ve denizaltılar gibi kritik alanlarda dışa bağımlılığı kırarak büyük bir sıçrama yaptı. Bunun arkasındaki temel faktör, kamu iradesinin net, sürekli ve stratejik olmasıydı. Savunma Sanayii Başkanlığı gibi bir koordinasyon kurumu sayesinde projeler bürokratik engellerden kurtarıldı; devlet hem en büyük müşteri hem de en güçlü destekçi rolünü üstlendi. Ambargo tehdidi de yerlilik oranını zorunlu kılarak bu süreci hızlandırdı. Oysa aynı mühendislik altyapısı ve Ar-Ge heyecanına rağmen, akıllı telefon ekosisteminde yerli bir marka yaratılamadı. “Milli Cep Telefonu” girişimleri, savunma sanayisindeki gibi güçlü bir kamu iradesi ve sürekliliği bulamadığı için donanım tedariki ve seri üretim aşamalarında tıkandı.

Bugün Türkiye’de satılan telefonların büyük çoğunluğu ya ithal ya da montajdan ibaret. Oysa ulusal ve uluslararası düzeyde ünlü markalar üreterek her vatandaşımıza hitap edecek cep telefonları, tabletler ve bilgisayarlar geliştirip bu alandaki yabancı marka tekelini kırmamız şart. İki durum arasındaki temel fark şu: Savunma sanayisinde “millilik” bir varoluş meselesi. Cep telefonu ise tamamen piyasa dinamiklerine bağlı bir tüketici elektroniği ürünü olarak düşünülse de gelinen süreçte cep telefonu dâhil tüm tüketici elektroniği elemanları da bir varoluş meselesi haline gelmiştir. Savunmada devlet doğrudan alıcı ve teşvik ediciyken, cep telefonunda bu rolü üstlenmedi. Ayrıca savunma sanayisinde kullanılan çipler az sayıda ve yüksek maliyetliyken, cep telefonu çipleri milyarlarca adetlik bir üretim ölçeği gerektiriyor. Türkiye’nin bu ölçeğe ulaşması mevcut ekonomik koşullarda neredeyse imkânsız…

Peki, devlet nedir? Devleti oluşturan en temel unsur bireylerdir. Savunma sanayimizin güçlü olması, nihayetinde devleti oluşturan bireylerin korunmasından geçer. Bireylerin korunması ise yalnızca askeri araçlarla değil, aynı zamanda günlük hayatta kullandıkları teknolojilerin güvenliğini sağlamakla, yani tüketici elektroniğine hükmedebilmekle mümkündür. Savunmada devleti ve milleti bir bütün olarak düşünmek zorundayız. Devletin bekası, onu oluşturan bireylerin bekasından geçer. İnsan olmadan devlet olamaz. Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” sözü bu gerçeği ne güzel özetler…

Türkiye’de tüketici elektroniği kapsamına giren hemen tüm cihazlar yabancı kökenlidir. Bu cihazlar, sürekli olarak insanımızın ve dolayısıyla devletimizin bilgilerini yabancı ülkelere ve onların istihbarat örgütlerine sunmaktadır. Bu, devletimiz için bir beka sorunudur ve öncelikle ortadan kaldırılması gerekmektedir. Aksi halde, dünyanın en iyi savunma sanayi araçlarına sahip olmamızın anlamını sorgulamamız gerekir. Lübnan’da insanların çağrı cihazlarının patlatılarak öldürülmesi, bu tehdidin ne kadar somut ve vahim olduğunu göstermektedir. Beka için başta cep telefonları olmak üzere tüm elektronik cihazlarımızın yerli ve milli olması bir zorunluluktur.

Türkiye’nin teknoloji politikasının başarısı yalnızca mühendislik becerisine değil; pazar büyüklüğü, tüketici alışkanlıkları ve küresel rekabet gücü gibi faktörlere de bağlıdır. Savunmadaki başarının sivil alana taşınabilmesi için sadece bir “telefon üretme” hedefinden öte, kapsamlı bir mobil ekosistem kurabilme vizyonuna ihtiyaç vardır. Bu ekosistem; işletim sisteminden uygulama geliştiricilere çip tasarımından batarya teknolojisine kadar tüm bileşenleriyle bir bütün olarak ele alınmalıdır. Kurulacak bu mobil ekosistem, en az savunma sanayimizin araçları kadar ülkemiz için elzem ve gereklidir. Aksi takdirde, karada, Mavi Vatanda, denizde, Gök Vatanda ve Uzayda, her yerde türlü savunma sistemi araçlarımızla sürekli ileriye doğru yükselirken, elimizdeki bizim olmayan tüketici elektroniği ürünlerle, özellikle de yabancı marka cep telefonlarıyla hayallerimize ulaşmak için çok bekleriz. Bu millete KAAN’da YILDIRIMHAN’da yetmez. Adı Türk olan yerli ve milli her türlü savunma araçlarımız var. Fakat masada eksik olan şey adı milli ve yerli olan cep telefonlarımız ve tabii ki onların  farklı versiyonları… Ve diğer tüketici elektroniğinin araçları. İnanıyorum ki, en kısa zamanda eksik olanları da üretip, bu gidişe bir dur diyeceğiz. Çünkü bu millet her şeyin en iyisini ve mükemmelini hak ediyor. Şükürler olsun ki, her şeyi yapacak ülkemizin vatansever Mühendisleri var. Onlara selam olsun…

 

Öğr. Gör. Ed. Yılmaz ÇAKMAK

EN ÇOK KAZANANLAR

EN ÇOK KAYBEDENLER

EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

YORUM YAP

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Serap baydar
Serap baydar
3 ay önce

Çok güzel bir makale 👏👏👏

DÖVİZ KURU

BIST100
DOLAR
EURO
BITCOIN
ÇEYREK ALTIN
GRAM ALTIN
1
0
Would love your thoughts, please comment.x