61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

İman mı, İstismar mı? « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

İman mı, İstismar mı?

İman mı, İstismar mı?
Son Güncelleme :

14 Ağustos 2026 - 11:06

36 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

 

Türkiye’de bazı kelimeler vardır; kulağa benzer gelir ama anlamı birbirine hiç benzemez. “Dinci” ile “dindar” da işte böyledir. İkisi de aynı kökten doğar ama biri vicdanda büyür, diğeri siyasette serpilir. Aradaki fark ince değil, aslında oldukça kalındır. Yeter ki görmek isteyelim.
Dindar insan inancını yaşayan insandır. Sabah ibadetini yapar, akşam komşusunun kapısını çalar. Oruç tutar ama açın halini de düşünür. İnancı ile ahlakı arasında boşluk yoktur. Yardım ederken fotoğraf çektirmez, iyiliği gösteriye dönüştürmez. Farklı inançtan ya da inançsız birine tahammül edebilir. Çünkü bilir ki iman, zorla dayatılan bir şey değildir. Onun dini, başkasının hayatına müdahale aracı olmamalı kendi vicdanının pusulası olmalıdır.
Dinci ise dini bir inanç alanı olmaktan çıkarır, bir araç haline getirir. Siyasette oy devşirmek için dini slogan atar. Eleştirildiğinde hemen “din elden gidiyor” cümlesine sarılır. Ahlaktan çok görünürlüğe, samimiyetten çok alkışa önem verir. Kendi yaşam biçimini tek doğru ilan eder, farklı düşüneni ya eksik ya da tehlikeli sayar. Dindarlıktan daha çok dindarlık görüntüsüyle ilgilenir.
Bir belediye başkanı düşünün. Dindar olanı bütçeyi adaletle dağıtır, israf etmez, kul hakkı yemekten korkar. Çünkü onun için hesap günü gerçek bir endişedir. Dinci olanı ise her açılışı dua ile başlatır ama ihaleleri tanıdıklara verir. Dini söylemi yüksektir, hesap verme refleksi zayıftır. Dindar sessizdir; dinci gürültülüdür.
Dindar insan için din, Allah ile kul arasındadır. Dinci için din, meydanlarda mikrofondadır. Dindar tevazu sahibidir; dinci gösteriş meraklısıdır. Dindar sorumluluk hisseder; dinci mağduriyet üretir. Biri inancını derinleştirir, diğeri inancı siyasallaştırır.
En tehlikeli tarafı da şudur: Dindarlık toplumu yumuşatır, dincilik toplumu kutuplaştırır. Çünkü dinci, dini tartışmanın üstüne çıkarır. Her eleştiriyi inanca saldırı gibi sunar. Böylece hem dini zırh yapar hem de kendisini dokunulmaz yapar. Oysa din kimsenin tekelinde değildir, kimsenin siyasi malzemesi hiç değildir.
Bu ülkede milyonlarca samimi dindar insan var. Sessizce çalışan, vergisini veren, komşusuna yardım eden, kul hakkından korkan insanlar… Onlar dini siyasete alet etmez. İnancıyla övünmez, inancıyla yaşar.
Dinci ise dini dilinden düşürmez ama davranışlarına yansıtmaz.
Aradaki fark budur. Dindar olmak vicdan işidir. Dinci olmak hesap işidir. Biz bu iki kavramı birbirine karıştırdıkça hem dine hem topluma haksızlık etmeye devam ederiz.

YORUM YAP

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x