Dolmuşla Trabzon’a giderken yan tarafa Isparta’dan gelen iki bayan yolcu oturdu.
Laf lafı açtı. “Beşikdüzü’ne uğradık” dediler. Sonra cümleleri içimi yaktı:
“Eğitim yuvası denilen Beşikdüzü’nde oturup çay içebileceğimiz bir park bulamadık.”
Cevap veremedim. Utandım.
Çünkü haklılardı.
Beşikdüzü; Karadeniz’in incisi, binlerce öğrencinin okuduğu, her gün yüzlerce misafirin gelip geçtiği bir ilçe. Ama gelen misafire “buyur şurada otur, nefes al” diyeceğimiz düzgün bir kent parkımız yok. Güzel bir kent parkımız vardı yıkıldı ve yerine beton yığını binalar dikildi.
Hele hele Hükümet Konağı’nın arkası… O atıl duran alan var ya.
Orası ilçenin tam göbeği. Hem kamu kurumlarına yakın, hem ulaşımı kolay.
Talebimiz çok basit:
Orayı ağaçlandırın. Banklar koyun. Aydınlatın. 2-3 kameriye, çocuklar için küçük bir oyun alanı.
Ne beton yığını, ne de devasa proje. Sadece “insanca oturabileceğimiz” bir yer.
Bu park sadece Beşikdüzülü’ye değil,
– Sınava gelen öğrenciye
– Kuruma işi düşen vatandaşa
– Isparta’dan, Ankara’dan, İstanbul’dan gelen misafire
hizmet eder.
Turizm demiyoruz, rant demiyoruz. “İnsanlık” diyoruz.
Gelen misafir memleketimizden “parkı bile yoktu” diyerek ayrılmasın.
Yetkililerden istirhamımızdır: Hükümet Konağı arkası bu işe biçilmiş kaftan.
Gelin bu ayıbı hep birlikte kapatalım. Beşikdüzü’ne yakışan bir parkı ilçemize kazandıralım!
#BeşikdüzüKaymakamlığı
#BeşikdüzüBelediyeBaşkanlığı
#TrabzonBüyükşehirBelediyeBaşkanlığı
Kadir Uludüz