61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

Birine Barış, Diğerine Hapis mi? « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Değerli yazarımızın köşe yazısını okumak için tıklayınız. Takipte kalın!

Abdülvahap ULUDÜZ

Birine Barış, Diğerine Hapis mi?

Birine Barış, Diğerine Hapis mi?
Son Güncelleme :

12 Ağustos 2026 - 16:22

18 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

“Terörsüz Türkiye” hedefi üzerinden bir çerçeve yasa hazırlanıyor. Elbette Türkiye’nin terörden kurtulmasını, silahların susmasını, anaların ağlamamasını, gençlerin toprağa düşmemesini herkes ister.
Ama tam da burada sorulması gereken çok önemli bir soru var:
Bu ülkeye barış gelirken adalet nereye gidecek?
PKK’nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesi adına atılacak her adımın hukuk içinde olması gerekir. Hiç kimse terörle mücadelede hayatını kaybedenlerin, gazilerin ve şehit ailelerinin vicdanını yok sayamaz.
Ama aynı zamanda başka bir çelişkiyi de görmezden gelemeyiz.
Bugün Ekrem İmamoğlu hâlâ tutuklu. Tahliye talebi kısa süre önce yine reddedildi. Selahattin Demirtaş cezaevinde. Osman Kavala cezaevinde. Can Atalay cezaevinde.

Şimdi millet soruyor:
Bunlar neden içeride?
Bir tarafta yıllardır terör örgütüyle mücadele etmiş bir devlet var. Diğer tarafta hukuk adına atılacak yeni adımlar var.
Peki bu yeni dönemde hukuk herkese eşit mi uygulanacak?
İşte asıl mesele budur.
Bir ülkede adalet kişiye göre değişiyorsa, orada hukuk değil, ayrıcalık vardır.
PKK mensupları için atılacak her adımın adı ne olursa olsun; ister hukuki düzenleme, ister infaz düzenlemesi, ister başka bir mekanizma…
Millet şunu görmek zorunda:
Hangi suçun karşılığı ne olacak? Kim yararlanacak? Kim yararlanamayacak?
Devlet açık ve şeffaf olmak zorundadır.
Çünkü bu ülkenin insanı artık kapalı kapılar ardında hazırlanan formülleri değil, açık ve net bir hukuk düzenini görmek istiyor.
Bizim itirazımız barışa değildir.
Bizim itirazımız, adaletin terazisinin bozulmasınadır.
Terörsüz Türkiye istiyorsak elbette isteyelim.
Ama aynı zamanda hukuksuz Türkiye istemiyoruz!
Birileri için “süreç”, birileri için “hukuk”, birileri için “demokrasi” denilip; diğerleri için cezaevi kapıları gösterilemez.
Hele hele siyasi görüşüne göre insanlara farklı hukuk uygulanması kabul edilemez.
PKK’lı olduğu için değil, herhangi bir suçun sanığı olduğu için yargılanan herkes hukuk önünde hesap vermelidir.
Aynı şekilde siyasi kimliği ne olursa olsun, hakkında yargı kararı bulunan herkes için de hukuk işletilmelidir.
Çünkü hukuk intikam aracı değildir.
Hukuk pazarlık konusu hiç değildir.
Hukuk, devletin namusudur.
Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat olabilir.
Terör bitecekse bitsin.
Silahlar susacaksa sussun.
Ama bunun bedeli Türk milletinin adalet duygusunun yok edilmesi olmamalıdır.
Şehit ailesi yarın sorduğunda;
“Benim evladım neden öldü?”
Devletin vereceği cevap olmalıdır.
Cezaevindeki bir yurttaş sorduğunda;
“Bana uygulanan hukuk neden başkasına uygulanmıyor?”
Devletin yine vereceği cevap olmalıdır.
Çünkü bu ülke bir hukuk devletiyse, hukukun rengi, dili, partisi, örgütü ve siyasi tarafı olmaz.
Şu çok açık:
Terörsüz Türkiye evet!
Barış evet!
Kardeşlik evet!
Ama…
Çifte standarda hayır!
Hukukun siyasete teslim edilmesine hayır!
Adaletin kişiye göre değişmesine hayır!
Türkiye gerçekten normalleşecekse, önce şu soruya cevap vermelidir:
“Herkes için aynı hukuk mu, yoksa bazılarına ayrıcalıklı hukuk mu?”
Milletin görmek istediği budur.
Çünkü adaletin olmadığı yerde barış da kalıcı olmaz. :::

YORUM YAP

4.5 2 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x