Trabzon’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabelasını asıp sarayın gülücükleriyle koltuk ısıtan o malum zihniyet, nihayet maskesini tamamen düşürdü ve altındaki kifayetsizliği gözler önüne serdi. Parti tabanının iradesine sırt çevrilerek tepeden inmeci kararlarla getirilen, adı gibi kendisi de hükümden düşmüş o zatın son sergilediği pespaye tutum, bardağı taşıran son damla olmakla kalmayıp bardağı patlatan son damla oldu. Gazeteci Hasan Al’ın Cahit Erdem, Ahmet Kaya ve Mustafa Bayık’a dair yaptığı paylaşıma o akıl dışı, hadsiz yorumu yapıp Ekrem İmamoğlu’nu hedef alan bu şahıs, iktidarın yargısına kiralık sözcülük yapmaktan başka bir vasfı olmadığını bir kez daha tescilledi. Çıkmış, sarayın bültenlerinden ezberlediği cümlelerle “Koca koca adamlar bir mahkumun talimatıyla rant ve çıkar siyasetinin tarafı olmuştur” diyerek çamur atmaya çalışıyor.
Heyhat! Hukukun katledildiği, yargının sarayın sopası haline getirildiği, adalet kantarının topuzunun kaçtığı bu karanlık düzende, suçu hukuki ve adil mahkeme kararlarıyla kesinleşmemiş bir lidere peşinen “mahkum” yaftası yapıştırmak hangi ahlaka, hangi siyasi edebe sığar? Mahkeme kararlarının mürekkebi kurumamışken, iktidarın ağzıyla muhalefete parmak sallayan bir il başkanı, ancak ve ancak sarayın kapısında bekçi kulübesi tutar. Trabzon gibi mert, asil ve siyaseti okuyan bir kentin sokaklarında böyle bir zihniyetin CHP gibi köklü bir çınarın koltuğunu işgal etmesi, bu şehre ve bu partiye yapılmış en büyük ihanettir. Oturduğu makamın ağırlığından bihaber, çapı sığ, dili kirli bu zat, milyonların sevgisini kazanmış, bu ülkenin makus talihini yenmeye yemin etmiş iradelere hınçla saldırmaktadır. Sen kim, Ekrem İmamoğlu’na dil uzatmak kim? Senin o sığ sulara demir attığın kayık, bu fırtınalı denizde ancak batmaya mahkumdur.
Trabzon’un vicdan sahibi insanları, bu ucuz saray ezberlerini, bu iktidar yalakası dili ve bu pespaye üslubu asla unutmayacaktır. Halkın iradesine hakaret eden, sarayın kollarına sığınıp muhalefete “mahkum” diyen o hadsiz dili de, o dili o koltuğa oturtanları da ilk sandıkta bu memleketin siyaset sahnesinden silip süpürecek, tarihin en karanlık çöp sepetine fırlatıp atacaktır!