Doğumlar azalıyor.
1,42.
Nüfus kendini yenilemiyor.
Sınır 2,1’di.
Çok uzağız.
Çocuk yok.
1970’te yüzde 48,5’ti.
Şimdi yüzde 24,8.
2040’ta yüzde 17,9 olacak.
Yok oluyoruz.
Yaşlılar çoğalıyor.
9,5 milyon.
Her beş haneden birinde yaşlı var.
1,8 milyon han hanede yaşlı tek başına.
Yüzde 73,5’i kadın.
Yalnız kadınlar.
Ortanca yaş yükseliyor.
32,7’ydi.
34,9 oldu.
2100’de 52,2 olacak.
Herkes yaşlanıyor.
Evlilik gecikiyor.
Boşanma artıyor.
Çocuklu hane oranı yüzde 41,9.
Yarısından az.
Hükümet harekete geçti.
“Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edildi.
Doğum izni 24 hafta.
Babalık izni 10 gün.
Kredi desteği var.
200 bin lira.
250 bin lira.
Yetmez.
2001’de 2,38’di.
Şimdi 1,42.
Bartın’da 1,09.
En düşük.
Soru basit.
Türkiye bu dönüşümü fırsata çevirecek mi?
Yoksa zorluklarla mı boğuşacak?
Cevap.
Atılacak adımlarda.
Cesur adımlarda.
Kapsamlı adımlarda.
Yoksa.
Gelecek.
Beklenmiyor.
Öğr. Gör. Ed. Yılmaz ÇAKMAK
Eline emeğine sağlık
Teşekkürler kardeşim
Kıymetli hocam Türkiye’nin en büyük başlıca sorunu olan genç nesil sorununa değinmeniz çok önemli.Gün geçtikçe yaşlanan bir toplum olması münasebetiyle ekonomik bunaltı ve gençlerin evliliğe yaklaşmaması başlıca sebeplerinden biri.Günümüzde bir evlilik hazırlığı bugün Türkiye’de 2 milyon ve üstü rakamlara çıkıyor.Normal orta gelirli bir ailenin kaldırabileceği karşılayabileceği ekonomik bütçeler değil ve birde gençlerimizin işsizlik sorunu ortaya çıktıkça evliliğe yaklaşma bile yaklaşmamaktalar.Buda ailevi yapı ve dengeleri bozmakta haliyle ekonomi yetersiz olunca iş sorunuda olunca Türkiye’de yaşlanma oranı genç nesil oranını hayli sollamakta.Bu ekonomik sıkıntı işsizlik ilişkileri gayrimeşrulaştırıp ülkenin ahlaki değerlerini çöküntü içinde bırakmakta.
Ülkede önce adaleti temin edemediğimiz sürece 2050 yılında çok uzakta değil ahlaki değerlerimiz tamamen yok olacak.
Bu sebeple yazınıza bir iki ek yaparak çok önemli bir noktaya değindiğinizi ve hükümetin bu gibi yazıları dikkate alması gerektiğini tekrardan dile getiriyorum.
Kıymetli hocam yazılarınızda ülkenin sorunlarına yer vermeniz çok kıymetli.Malumunız herkez her yazar bu sorunları kaleme almakta çekinmeli davranmakta.Sizin gibi cesur yazarlara bu ülkenin cidden ihtiyacı var .
Cemil Öztürk